Wednesday, March 25, 2015

İsmet Berkan'a dair..

Özür dilerken bile yalan söylemeyi becerebilen "haberci". yeterli kontrol sürecini uygulamadım ne demek ya? olmayan videonun nesini kontrol edemedin?

İnsanlar sana yalancı gelin Zehra'ya inandığın için kızmıyor ki. "görüntüleri izledim, çok vahim" diye yalan söylediğin için kızıyor. Hükümetin yanında saf tuttuğun için, işemeli çıplaklı bacıma saldırdılar yalanına ortak olduğun için kızıyor.

Alsın bu özürü kendi yatağının baş ucuna assın. Okumayı yeni sökmüş bir çocuğun aldığı kırmızı kurdeladan bir farkı yok bir yazının. sadece kendi işine yarar, kimse için bir anlam ifade etmez.

Bu adamlar haberci, gazeteci falan olabilirler. Ama yaptıkları haber değil..doğru zaten hiç değil. Yalan söyleyerek saf belli etme. Dün videoyu izledim yalanı ile AKPye selam etmiş, bugün yeteri kadar kontrol edemedim yalanı ile öteki tarafa selam ediyor.

Ayak altında dolaşmalar keşke diyecem ama, sayıları o kadar fazla ki..bu gider, sıradaki gelir..

Monday, November 01, 2010

chrome + last.fm


yapandan allah razı olsun, elleri dert görmesin..

chrome
last.fm free music player

daha fazla bilgi burada

Sunday, September 27, 2009

Dissection - Thorns of Crimson Death

kanımca en iyi dissection parçası, where dead angels lie dan falan çok daha iyi..



See the plains lie ghastly silent as being frozen in time
A place of distress where evil still lies vigilant enshrined
Years that passed are now centuries and forgotten seem the
fallen ones
But on lived the memories in the spirits of a battle sons

Chorus:
Hear the choirs
Is it the wind that brought back their cries?
Once forged in blood by tragedy
Sharp were the thorns of crimson death

Through the air again our voices whisper
and awake are now your eyes
For too long closed in slumber - but death didn't prove our demise
By ages so dark we've been sculptured
as fragments of story and tales
As we haunt we are endlessly captured
and shrouded in the wind that here wails

Chorus:
Hear the choirs
Is it the wind that brought back their cries?
Forged in blood by tragedy
Dark were the thorns of crimson death

By ages so dark we've been sculptured
as fragments of story and tales
By the place that we haunt we are captured - Against
eternity we can prevail

Chorus:
Hear the choirs
Is it the wind that brought back their cries?
Forged in blood by tragedy
Dark were the thorns of crimson death

Thursday, September 10, 2009

bir kaç linux yalanı

aşadaki maddeler genelde home desktop kullanıcıları için düşünülmüştür. windows veya mac os x server editionlarını test etme imkanım malesef olmadı.
1. linux güvenlidir
evet, piyasanın en az kullanılan işletim sistemi olduğu için fazla saldıranı yoktur. zaten linux kullanıcıları kendi yağlarında kavrulan, kendi kendilerine ufak tefek olaylarla mutlu olan insanlardır. gentoo işlemi sistemi derleyip wireless adaptörünü tanıtabilmek gibi. sonra o adaptör için AES desteği ararken kendini nerdic hissedip mutlu olmak gibi. evet, az kullanılan ve yapacağınız her adımda sizden şifre isteyen bir sistem güvenlidir. bende alış veriş mağazasına giren herkesin donunun içine bakıp her 5 dakkada bir kontrol edersem üst düzey güvenlik sağlamış olurum. rahatsız edici bir güvenliği vardır linuxun.

2. linux size sayısız program sunar..hemde hepsi özgür ve parasız.
richard stallman bu open source, free software tartışmalarında free kelimesinin altını çiziyor. diyor ki free beer anlamında değil, free speech anlamında. özgürlük diyor yani, beleşçilik değil. linux kullanan biri yüzlerce kötü yazılmış program arasından istediğini indirebilir, kaynak kodlarını inceleyip istemediği yerde değişiklik yapabilir. gene nerdic bir sevda. benim için setup.exe i download edip iki defa tıklamak, kaynak kod indirip readme okuyup, ordan buradan gerekli paketleri toplamaktan çok daha büyük bir özgürlük. beğenmedim programın featurelarını kaynak koddan değiştirecek ne vaktim ne kudretim..benim bir sosyal hayatım var! amarok, banshee öne çıkan linux bazlı media programları. biri kde diğeri gnome için..ikisini toplasan bir toplasan bir winamp etmez. lyric plugin indirmek bile eziyet oldu banshee de, amarok ise bir ara mp3 için not supportable format dedi. talep etmediğim bir özgürlük için afganistan şartlarında yaşamaktansa, krallar gibi başkasının bana istediğim şeyleri sunduğu bir ülkeyi tercih ederim. bu arada bir hatırlatma, geçenlerde makinamı formatladıktan sonra kurduğum programların hiç birisi paralı değildi. yani piyasada açık kod olmasada parasız sayısız program var..linux kodunu ise hiç ama hiç merak etmiyorum.

3. windows programlarını linux altında çalıştırabilirsiniz.
evet 2 tane yol var..ya virtual box olayı, performans konusunda oldukça başarısız bir olay. yada wine gibi emulation olayı. wine ile neverwinter nights çalıştırdım, oyundan herşey vardı, karakterimin gölgesi dahil, ama karakterimin kendisi yoktu. renkler falan soluktu. bir üstteki maddede yüzlerde kötü yazılım derken bunu kast ediyordum. çalışıyor mu evet, ama illeki adamı kıl edecek olmamış dedirtecek bi şeyler oluyor. asla windows xp nin verdiği kullanım rahatlığını sunmuyor linux.

4. linux öğrenmek kolaydır
değildir..linux nerdleri için mesele değildir, bilgisayarla hobi olarak uğraşan insanlar için belki biraz zaman alır, ama düz kullanıcı için imkansıza yakındır. windows partisyonunu mount etmek için terminal açıp komut satırına bir şeyler yazıyorsun, her defasında olsun diye etc/init.d açıyorsun, editliyorsun falan..ben en son dos 6.22 kullanırken autoexec.bat editliyordum o şekilde oyunlarım çalışşın diye..oyun dediğim de wolfenstein. linux kolay değildir, çağ dışıdır..

bunlar şimdilik aklıma gelenler, yeri geldikçe buraya bir şeyler eklerim. kapanış olarak konu ile ilgili ufak bir anım; üniversitede sabah derse gidiyordum. birbiri ile konuşan 2 tane nerd (tip falan tam ama uzun saç, gömlek, gözlük falan) biri öbürüne "umarım starcraft 2 linux altında çalışır" diyordu. günüm güzel başladı dedim kendi kendime..

Wednesday, September 09, 2009

Amon Amarth - Runes To My Memory

böyle yarı insan yarı hayvan..bilmem kaç metre küp gazı 4 dakkaya sıkıştırmış, açınca patlayıveriyor..



We hold the rivers of the eastern trail
Deep in the land of the Rus
Following the wind in our sails
And the rythm of the oars

No shelter in this hostile land
Constantly on guard
Ready to fight and defend, our ship to bitter end

We came under attack
I received a deadly wound
A spear was forced into my back
Still I fought on

When I am dead, lay me in a mound
Raise a stone for all to see
Runes come to my memory!

Here I lie on the river bank
A long long way from home
Life is pouring out of me
Soon I will be gone
I tilt my head, to the side
And think of those back home
I see the river rushing by
The blood runs from my wound

Here I lie, on wet sand
I will not make it home
I clench my sword in my hand
Say farewell to those I love

When I am dead, lay me in a mound
Place my weapons by my side
For the journey to hall up high

When I am dead, lay me in a mound
Raise a stone for all to see
Runes come to my memory!
To my memory

Friday, August 28, 2009

Deadlock - Fire At Will

sözler çok salak ama hatunun sese ve özellikle soloya dikkat...




Me and my family love roaming the woods
It's all about hunting, live, learn and play
But it's not easy being a hunter these days
We have to find new excuses for our madness every day

Should I ever kill an animal without a reason
I will quickly fake up a new hunting season

Deep in the woods - I am the law
Man against nature - that's my war
Seek, aim and kill
Fire at will!
Under the cloak of tradition
An executing mission
Seek aim and kill
Fire at will!

There are so many of them
They need some killing
My instinct tells me to
And their heads make a good trophy, don't they?

Okay, I kill for fun and amusement
But don't blame it all on me
Because I am not the only and by far
Not the most vicious creator of misery

Wait, quiet now, shut up
I hear something coming
Thank you god
Finally I will get my trophy

It is time for a shot now
A shot for glory
My god made me kill
My own daughter Sophie

Deep in the woods - I am the law
Seek, aim and kill
Fire at will!
Under the cloak of tradition
An executing mission
Seek aim and kill
Fire at will!

Deep in the woods - I am the law
Man against nature - that's my war
Seek, aim and kill
Fire at will!

Mankind is made for hunting
And that is all we do
Seek, aim and kill
Fire at will!

(May for the last bullet in this game
my own head be the aim)

Friday, August 21, 2009

Kanarya'da 'adale' problemi

Önce Carlos, ardından Alex, son olarak da Deniz... Üçünün ortak yönü adale sakatlığı.
25. dakikada etrafında kimse yokken acı içinde topu bırakıp arka adalesini tutan Deniz Barış’ın, bir kaç hafta sahalardan uzak kalacağı öğrenildi. Üç futbolcunun aynı şekilde sakatlanması kafalarda soru işareti bırakırken, Daum’un yorumu ilginçti: “25 yıllık teknik direktörlüğümde, bir takımda bu kadar adale sakatlığını hiç yaşamadım. Yeni bir kan testi yaptırmayı düşünüyoruz. Ayrıca dişleri de kontrol etmek gerekiyor. Çünkü adale sakatlıklarının nedeni diş iltihaplanması olabilir. Araştırmak gerek.”


haber başlığı ile birlikte aynen fanatik gazetesinden alıntıdır..cidden merak ediyorum, acaba daum aşırı yükleme mi yapıyor diye. roberto carlos kaç yıldır şut atıyor, herhalde topa vururken adelesi hiç atmamıştır. veya alex maç başlayalı 10 dakka olmadan çok da kendini zorlamadığı bir pozisyonda adalesi attı. sezon başladı, yoğun dönemi girdiğimizde hep birlikte göreceğiz.