Sunday, June 29, 2008

cehÜnnem

müdürsüzlüğünüzün hüzüntüsünü düşünürmüydünüz?

Wednesday, February 27, 2008

Anlı şanlı asker oğlum..

Memleketim gene kavga kıyamet, yandan yeme bi avrupalılık, birbirine girmiş havada askıda kalmış kavramlarla millet birbirine saldırıp duruyor. Benim tokat yediğim saçmaladığım nokta -ben ki eşcinselleri,travestileri,sokak çocuklarını toplayıp aile planlamasını sadece belirli kişilere çoğalma izni vererek kontrol etmek isteyen biriyim, bu fikirlerimde de halen "teorik" olarak sabitim- neden benim gibi birinin hislerine Cemil İpekçi, Bülent Ersoy tercüman oluyor..ve gene de helal olsun dedikten sonra tartışmanın karşı tarafında Ebru Gündeş gibi bir beyinsizinin sinir bozucu açıklamalarını buluyorum?

Şimdi Bülent Hanımefendi dediklerinde Adan Zye kadar haklı, eğer birileri memleketi kan dökerek korumak istiyorsa gitsin göndersin kendi oğlunu, esasen bu gazı veriyor olmaları zaten suç iken, ben gazı almadım gitmeyecem askere demek suç oluyor. Türkiyenin hedef aldığı(olmaya çalıştığı) büyüklükteki,güçteki ülkelerin hiç birinde böyle saçma bi uygulama yok..Bırakın şehit olmayı, kimsenin kimsenin ömründen vaktini,ruh sağlığını çalmaya hakkı yok. Hele bunu vatan hizmeti diye satmaya hiç yok..Ben vatana kendi bildiğim gibi hizmet edecem, mektem okuyacam, yazıp çizecem, yurt dışında lobi yapacam..sen önce gel bi askerlik yap, onları yaparsın sonra diyen beyinlerinizin içine tükereyim..Askerlik hizmeti zaten çağ dışı bir hizmet, bir de bunu vatan millet bayrak gibi değerleri kullanıp dayatma halinde yaptırıyor olmaları daha çağ dışı..Vicdanı red işte kısaca, istemiyorum dedikten sonra bana sen vatan hainimisin demesin kimse..bu aptallık,bu geri kafalılık çok daha büyük bi vatan hainliği.


Ya Ebru Gündeş karısının savsatası? Surat bi ton fondoten, bilmem kaç defa gerdirilmiş, gögüşler allı pullu fora, örnek türk anası gibi bi ağız, allah inşallah bana da bi evlat verir de anlı şanlı gönderrim askere, kaderde zaten şehit olması ise olur..napalım..vatan bölünmez vs.vs..vs..ettiği her kelimeden birer birer salaklık damlayan bir karının ettiği lafların ülkenin önemli konusundaki genel politakası olması beni gerçekten korkuyor..Şehitler ölmez diye bi şey yok..Şehitler ölüyor, anneler evlatsız kalıyor..Çocuklar babasız büyoyor..toplumda ölen öldü diye zaten manyak bi nefret büyüyor, ve bunlar olurken vatan da bölünmüyor,duruyor sanıyor bu gerizekalılar..İstanbuldan kürtleri gönderelim mi Doğuya diye bi anket yapılsa merak ediyorum kaçınız o bölünmeyen vatan için "kürtler kalsın" diyeceksiniz..Siz bayrağınızı kanla korumaya devam edin..Şehitler ölmez dediğiniz olay 20 yaşında Türk gençleri ölmesinden ve o ölümlerin toplumda nefreti deşmesinden ibaret..

Benim oğlum eline silah almasın demek, artık durdurun bu savaşları demek en basit seviyesinden bir insanlık gereksinimi. Oğlun elinde silah, dağda kafayı yesin, birileri vatan bayrak falan diye beynini yıkasın,sen buna alkış tut, benimde inşallah oğlum olur, bende bu sadist gururu tribünler yaşarım de..umarım inandığın allah sana ve evlat ne de uzun bir yaşam verir..İnan bana öfke ile bu güne kadar herşeyi çözdün, yok ettiğin hiç bir sorun günün birinde yeniden hortlamadı, bu sorunuda gayet radikal bir şekilde kökünden çözeceksin..

Madem nefret de insana ait bi değer, ben de bu nefret tüccarlarından nefret ediyorum, oturduğu yerden oğlu ölen insanların acılarından şov yapan karaktersizlerden nefret ediyorum..olayları bu çıkmaza getiren o beyaz zihniyeten nefret ediyorum..Dediğim gibi en samimi dileğim fazla yaşamamanız, bizim kaynaklarımızı gereksiz yere tüketmemeniz..

(bu defa kustum sanki öfkemi..)

Saturday, February 02, 2008

Atam paranoyak bunlar!

Türban gerginliği o kadar güzel bir yolda ilerliyor ki, öfkeli kalabalıklar memleketin gidişatını Ata'ya şikayet ediyorlar, Komiser Şekspirde filmindeki çok yanlızım Atam karikatürü gerçek olmuş durumda. O esnada Anıtkabire ziyarete gelen 2 türbanlı kız yahulanıyor, tabi bunlar türbanını çene altından değil iğne ile bağlayanlar. Anadolu modeline kimsenin bi lafı yok, annenelerimiz öyle bağlardı. Ama bu siyasi simge. Annenen çok iyi bi insandı, bunlar türbanlılar ve çok kötü insanlar, rejimi değiştirip bizi irana çevirmek istiyorlar. Tabi bir o kadar da cesurlar, kendilerini saklama ihtiyacı duymuyorlar. Memleket çok kötüye gidiyor, ülkenin başına örtü örtmek istiyorlar..Atam ne olursun yardım et, Türkiyem İran olmasın , Türkiyem Malezya olmasın Atam ne olursun!! Gerçi mesele türbanlı kızlarımız yavrularımız değil, onlara bu türbanı zorla taktıran türbancılar..yani bu kızlarımızın özgür iradeleri yok, yanlış eğitilmişler. Doğrusunu tabi ki biz biliyoruz, doğrusu tabi ki türban gibi bir prangayı başına bağlamamak "modern,özgür ve bağımsız" olmak. Tabi ki değerli vakitlerini belirli bir kitleyi Atamız Ulu Önderimiz dahi olsa "ölmüş birine" yani teknik olarak şikayetlerini duyamayacak birine iletmek ziyadesiyle "modern" bir haraket. Geleceğe umutla bakan Türk kadınından beklenen davranış. Artık insan yeter demek istiyor..bi kendinize gelin demek istiyor..herkes bi adım geri atsın, işimize bakalım demek istiyor. Aklı selim zaten bunu diyor da, demokrasi az ve özün değil çoğunluğunun dediğini yaptırıyor. Çoğunlukta işte meydanlarda avazı çıktığı kadar bağarıp kavga istiyor. Amerika emperyalist, Kürtler bölücü, solcular anarşist, türbancılar türbanlılar artık adını nasıl koyyorsanız rejim tehdini..Türkün tabi ki türkten başka dostu yok..size yakışan tek bir tanım o da paranoyak..ağır dereceden paranoyak..Bende sizi atama şikayet ediyorum : "Atam paranoyak bunlar!!!"

Wednesday, January 30, 2008

Geleceğin Korsanları

Korsan denen olaya oturup tarafsız bakmaya çalıştığınız vakit edecek zaten fazla laf yok gibi geliyor. Elinde hakkın olmadan parasını ödemeyen bir şeyi kullanıyorsun.Gayet açık seçik yasalar var, yasalara karşı geliyorsun vs..vs.. Ama ben bu olaya taraflı bakmak istiyorum, şöyle ki;

Ben tüketiciyim onlar üretici, onların bana ihtiyacı var ama benim onlara ihtiyacım yok. Eğer onlar film yapmazsa şarkı söylemezse söyleyen başka birileri olur, gider onu izlerim dinlerim. Birileri aç olduğu süre boyunca başka birileri kesinlikle o isteğe cevap verecek işler çıkartacaklardır. Yani benim onlar için fedakarlıkta bulunmama gerek yok. Ben para vereyim de benim için yeni albüm yapabilsenler para kazanabilsinler diye bi kural yok. Hiç kimse ben filmi,albümü beğenmediğim vakit gelip benim kullanıcı haklarımı hatırlatmıyor. Biz bunu yaptık diyip kapatıyorlar konuyu. Şimdi kişisel zevklere hitap eden bi konuda net çizgiler çizmek tabi ki zor ama kullanıcıya karşı saygısızlık diyebileceğim o kadar kötü işler var ki..aklıma ilk gelen örnek okul filmi. oradan buradan toplama esprileri 2 3 öncesinin insanın gözünün içine giren özel efektlerle birleştirip film yapmışlar, olabilecek bütün esprileride filmin trailerına koymuşlar. Ben bu filme yurtdışında olduğum için sinemada gidemedim, Türkiyede olsam o reklam rüzgarına kendimi kaptırıp bende sinemada izlerdim, verdiğim paraya da lanet ederdim. Burada korsan benim için güzel bi koruma oldu..Birde reklam/kalite dengesizliği açısından Metallica St.Anger albümü diyip konuyu kapatayım. Köklere geri dönüş yalanı ile binlerce fana yalan söyle, üstüne berbat ses kalitesi olan, metal bile diyemeyeceğin bi albüm yap. Bu albümü de internetten indirdiğim için çok mutluyum.

Eskiden insanlar mektup atarlardı bunun için postane para alırdı. Bugün E-Mail var. Hiç kimse haberleşme bizim tekelimiz deyip mail için para almaya kalkmıyor çünkü zaman artık bunu gerektiriyor. Bu örneğe benzer örnekler vermek mümkün, lakin aklıma gelmiyor, gelmesine gerek de yok zaten. Ne demek istediğim bence gayet açık.

Benim kafamdaki gelecekte yeni bi çağ açılıyor. Artık sanatçılar yazarlar her kimse ben bu kişileri üretkenler olarak görüyorum, istedikleri gibi üretimde bulunacaklar. Albüm yapıp sanatını paylaşmak isteyen kişi bunu yapacak. Film çekmek isteyen kişi bunu yapacak. Harcanan paraların değerleri değişecek. Sanatçılar CD satışlarından değil konserlerden orada burada çıktıkları programlardan para kazanacaklar. Filmler sinemada izleme keyfi için para yapar hale gelecek. Kitaplar fikirler olarak gürülüp wikipedia gibi, wikibooks gibi açık kaynak olup açık herkesin olaşabileceği kütüphanelerde olacak. Bu da alternatif bir gelecek ve bence insanlara yasaklar koymaktan, elindeki CDsini internet üzerinden birisi ile paylaşan birilerine bilmem kaç milyon cezalar vermekten, gene yasaklar koymaktan çok daha güzel bi gelecek.

Başta dediğim gibi olaya taraflı bakmak istedim. Bi bilimkurgu dünyasında yaşamadığımızı, olayın objektif bakıldığı vakit nasıl göründüğünü gayet iyi biliyorum. Ama kafamın içinde hep bir ama, hep bir acaba olacak bu konu ile alakalı..

Wednesday, January 23, 2008

YouTube yasağı

Yurt dışında yaşıyor olmam kimseleri yanıltmasın, gayet yakinen takip etmekteyim bu hadiseyi..ilki gerçekleştiği vakit İstanbuldaydım, sabah akşam Lost indirip youtubedan milletin teorilerini izliyordum. Sonra bir sabah bilgisayar ekranımda bu aptal ibare..erişim mahkeme kararı ile durdurulmuştur. Hani Error 403 falan gibi hata ile ulaşamıyorsunuz deseler hayatta aklına ucundan geçmeyecek bi şey, mahkeme kararı falan yazınca bi iki defa okumak zorunda kaldım önce, ne mahkemesi lan ne oluo diye..şimdi bu olay sanırım 3.kez gerçekleşiyor..

NTVMSNBC sitesinde haber yapmış, oraya ulaşabiliyoruz tabi onu okumak serbest, internet yasağının olduğu ülkeler arasında İran var, çin halk cumhuriyeti var, Afganistan falan vardı sanırım. İran mesela bizden daha radikal ve akıllıca davranmış ve wikipediaya, new york times'a girişi yasaklamış. Zaten İrandan rejim karşıtı olduğu için kaçan kaçana, kalan entellektüellerde bilgiye ulaşamasın. Batı ne diyor kimse bilemesin.

NTVMSNBC de yazmayan bi haberi alman kaynaklarda okudum. Avrupada bu internet yasakları olan tek ülke Beyaz Rusya. Onlarda neyin neden yasak olduğunu bilmiyorum. Ama internet yasağının olduğu ülkeleri şöyle bi harita üzerinde gösterdiğiniz vakit çok net güzel bi avrupa / asya sınır haritası çıkıyor ortaya. Hoşumuza gitsin gitmesin medeniyet konusunda habire ders almaya çalıştığımız insanlar yasaklar konusunda bizden daha rahatlar, bu konuda bizim sahip olduğumuz takıntılar komplekslere sahip değiller.

----------------------------

Şu anda okumakta olduğunuz yazı web 2.0 standartlarına güzel bir örnek. Nedir bu? internet hepimizin..kimsesin kendine ait malı değil, ama web 1.0 döneminde web sayfaları statikti, herkesin kendi sitesi vardı webmasterlar belli idi. sayfa içerikleri update edildikçe değişiyordu..şimdi web 2.0 var. içerikleri ben sen o birlikte oluşturuyoruz. Ben bu yazıyı yazarım, biri gelir yorum yazar, o yoruma biri gelir küfür yazar..O küfür bana ait değil, haliyle beni yasaklamak mantıklı değil..Youtube bunun büyükçene bir örneği..Youtube kurallara uyduğu süre boyunca herkes istediğini ekleyebilir, istediği yorumu yazabilir. Youtube da düzen gayet mantıklı bir şekilde kurulmuş..eğer bir video durmadan uygunsuz olduğu için şikayet alıyorsa siteden kaldırılır. Yani herkesin kendi ifade hakkı var, ifadenin eleştiri hakkı var, yeterli eleştiride işleyen kurallar ve duruma göre cezalar var..

Bu durumda elimizden alınan tepki verme hakkımız. O videoyu oraya koymak koyanın hakkı ise, izlemek ve değerlendirmesini vermek benim hakkım. Bu internetin içinde kimi için bi oyun gibi gözüksede web 2.0 döneminin kuralı.

Umarım dünyanın en büyük sitelerinden birine yasak koymayı oyun haline getirenler internet denen oyunun kurallarını öğrenirler, bundan sonra onlarda oyunu kuralına göre oynarlar..